
Her altı ayda bir kızılötesi ısıtıcılarınızı değiştirmeyi bırakın.
Eğer daha önce bir atölye yönettiyseniz, bu durumu çok iyi bilirsiniz. Bir ısıtıcı takılır, bir süre her şey yolunda gider; ancak sonra nemin etkisiyle cihaz bozulur ve kullanılamaz hale gelir. Bu durum oldukça sinir bozucudur ve açıkçası zaman kaybıdır.
Bunu sürekli görmekten bıktık, bu yüzden bu sorunu çözebilecek yeni ürünler geliştirdik.
Nemli koşullarla başa çıkma
IP44 sınıfı malzemeler kullandık. Bu teknik bir terim gibi görünse de aslında anlamı şu: Isıtıcının iç kısımları su sıçramalarından korunmuş oluyor. Soğutucu buharları veya su damlalarının elektrik bağlantı noktalarına temas etmesi durumunda, standart ısıtıcılarda kısa devre meydana gelir. Biz ise bağlantı noktalarını sıkıca kapatarak suyun izolatörlerin üzerine geçmesini engelledik. Böylece su dışarıda kalır.
Ayrıca nemli odalarda ısıtıcının çalışması sırasında kuvars tüpünde yoğuşma oluşur. Bu nem “termal şok”a neden olur; yani cam, ani sıcaklık değişimlerine dayanamaz ve çatlar. Biz de kutunun şeklini ayarlayarak ve sis önleyici contalar ekleyerek camın kurumasını sağladık. Böylece cam, hava koşulları kötüleştiğinde bile binlerce kez kullanılabilir hale gelir.
Isı konusunda bir uyarı
Burada bir denge söz konusu: Suyun içeri girmesini engellemek için bu boşlukları kapattığımız için, kutu içindeki hava serbestçe hareket edemez. Bu da kabloların biraz daha ısınmasına neden olur. Lütfen havalandırma deliklerini tıkamayın. Eğer bu cihazları çok dar ve hava akışını engelleyen bir kutuya yerleştirirseniz, ısı birikir ve sonunda kablo izolasyonları zarar görür. Onlara biraz alan verin, böylece sorunsuz çalışırlar.
Neden bu önemli?
Sonuçta, ıslak koşullarda hemen bozulan ısıtıcılardan kaçınmak istersiniz. Bu ürünler, temizlik işlemlerinin yapıldığı alanlarda sürekli arızalanandan daha dayanıklıdır. Isı gücünde herhangi bir değişiklik yapmadık; hala aynı kızılötesi gücünü sağlıyor. Sadece kutuyu daha dayanıklı hale getirdik. Kablolarını bağlayın, cihazı monte edin ve unutun gitsin.